FAHRETTİN AMİR ARMAN

      

Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Müsteşar Yardımcım, sayın genel müdürlerimiz, değerli katılımcılar ve değerli basın mensupları; DSİ’yle müştereken hazırlamış olduğumuz Türkiye’nin Hidroelektrik Potansiyeli Sorunları ve Çözüm Tartışmaları isimli Sempozyumumuza hoş geldiniz.

  

Derneğimiz, su gücünden elektrik üretimi, kendi üretiminin iletimi ve hidroelektrik santrallerinin işletilmesi alanlarında çalışan özel sektör kuruluşlarını bir çatı altında toplayarak, üyelerin birbirleriyle, yerli ve yabancı, ticarî, bilimsel, teknik, meslekî kuruluşlar ve kamu kuruluşlarıyla ilişkilerini ve işbirliğini daha düzenli, dengeli ve disiplinli bir biçimde sürdürmek, ülkemizde su gücünden elektrik üretimi sorunlarına ulusal ve uluslararası çözümler, kalıcı politikalar üretilmesini sağlamak, su gücünden elektrik üretimiyle satışını güvenilir, çevreyle uyumlu, kamu yararına uygun bir biçimde geliştirmek için çalışmalar yapmak amacıyla kurulmuştur. 

  

Ülkemizin hidroelektrik potansiyeli açısından brüt 433 milyar kilovat/saat ile dünya sıralamasındaki yüzde 1’lik payı ile sekizinci sırada yer almaktadır.

  

Bu hidroelektrik potansiyelinin 216 milyar kilovat/saat bölümü yapılabilir teknik kapasite olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar bu hidrolik potansiyelin 125 milyar kilovat/saatlik kısmı ekonomik kapasite olarak tespit edilmiş olsa dahi, bu miktarın, değerlendirme kriterlerinin yenilenmesi ve küçük su kaynaklarının değerlendirilmeye alınması neticesinde hidrolik kapasitenin ekonomik olarak yapılabilir kısmı 48 bin megavat, yani 192 milyar kilovat/saate çıkabileceği görülmüştür. Ki bu rakam da brüt kapasitenin yüzde 44’üne tekabül etmektedir.

  

Avrupa hidrolik potansiyelinin yüzde 14’üne sahip olan ülkemiz, Rusya ve Norveç’ten sonra Avrupa’da üçüncü sırada yer almaktadır.

  

Hidrolik kaynaklar açısından bu kadar şanslı olan ülkemiz, bu kaynakların değerlendirilmesi açısından maalesef o kadar şanslı değildir.

 

Ülkelerin ekonomileri açısından önemli olan hidrolik kaynaklar, Avrupa ülkelerinde tamamına yakını değerlendirilmişken, Türkiye’de 12.175 megavat çalışmakta olan santraller, 3075 megavat da inşa hâlinde olan santraller ile toplum 15.250 megavat kurulu güç kapasitesine sahiptir. Bu değer de 48 bin megavat ekonomik olarak yapılabilir kapasitenin ancak yüzde 32’sini oluşturmaktadır.

  

Son 10 yılda ülkemizde üretilen enerjinin birincil kaynaklarının dağılımına baktığımızda, hidrolik enerjinin yüzdesinin giderek azaldığını görmekteyiz.

  

1993 yılında ülke kurulu gücünün yüzde 46’sı hidrolik kaynaklardan sağlanırken, bu oran 2001 yılında yüzde 37’ye düşmüştür. Bu rakam bize, son yıllarda hidrolik kaynakların önemli ölçüde ihmal edildiğini çok açık bir biçimde göstermektedir.

  

Ülkemizin de üye olmaya çalıştığı, Avrupa Birliği tarafından hazırlanmış olan dahili elektrik pazarındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen, yeşil enerji kaynaklarından üretilen elektriğin teşvik edilmesi ile ilgili yönetmelik 27 Ekim 2001 tarihinde kesinleşerek yürürlüğe girmiştir.

  

Bu yönetmelik gereği olarak Avrupa Birliği ülkelerinde 2010 yılından itibaren tüketilecek olan elektriğin yüzde 22.1’inin yenilenebilir yeşil enerji kaynaklı olması öngörülmektedir. Ve aynı yönetmelikte de, hidrolik kaynaklardan üretilen enerji yeşil enerji olarak adlandırılmaktadır. 

  

Avrupa Birliği’ne üye kalkınmış olan ülkelerde yıllık enerji tüketim artışı yıllık yüzde 3 oranındadır.

  

Hidrolik kaynakların tamamını değerlendirmiş olan AB’ye üye ülkelerdeki mevcut tüketimlerindeki yeşil enerji oranı ve gelecek yıllardaki yeni enerji taleplerindeki karşılamada uymak zorunda oldukları yüzde 22.1’lik oranı kendi ülkelerindeki temiz, yeşil enerji kaynaklarından sağlamaları pek mümkün değildir. Bu nedenle, bu konunun çok dikkatle incelenmesi, ülkemiz menfaatlerinin göz ardı edilmeden değerlendirilmesi gerekmektedir.

  

Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından hazırlanan elektrik piyasası lisans yönetmeliği taslağı 8 Mayıs 2002 tarihinde ilgilenenlerin dikkatine internette yayınlanmış ve ayrıca taslak hakkında görüşlerini almak üzere ilgili derneklerden de yazıyla görüş istenmiştir.

  

Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulunun bu davranışını çok olumlu karşıladığımızı belirtmek istiyoruz. Ancak, Kurula vermiş olduğumuz görüşlerin de dikkate alınması konusunda aynı yaklaşımı beklediğimizi de ifade etmek isteriz.

  

Sayın konuklar, bu gün burada Türkiye’nin ekonomik olarak yapılabilir hidrolik kapasitesinin tamamının veya tamamına yakın bir bölümünün bir an evvel gerçekleştirilmesi için ne gerekiyorsa, özel sektör-devlet ayırımı gözetmeksizin ve hatta gerekiyorsa özel sektör-devlet müşterek işbirliğinin de içinde yer alacağı bir sistemin oluşturulması konusunda gelişmelerin olacağı kanaatindeyim.

  

Tekrar hoş geldiniz der, Sempozyumun ülkemiz için hayırlara vesile olmasını dilerim.

  

Saygılarımla,